1 Kasım 2012 - 16:18

Rusya'daki Sant-Peterburg Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Doçenti Aleksandr Sotniçenko'ya göre; Suriye'deki gelişmeler PKK'nın konumunu güçlendirdi. AKP'nin çıkış yolu “Başar Esad rejiminin çöküşünü hızlandırmak” veya “Türkiye’nin NATO’dan yardım ricası.” Ancak bu denklemde “Ankara zor bir durumda kalıyor” diyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Rusya’da yayınlanan 'Vzglyad’ (Görüş), analist ve Sant-Peterburg Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Doçenti Aleksandr Sotniçenko'nun Rus-Türk ilişkileri: Çanlar Kimin için çalıyor” başlıklı makalesine yer verdi.

 Makalede özetle şu görüşlere yer verildi:

 “...İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından ‘komşularla sıfır sorun’ şeklindeki dış politik konseptin realize edilmesi sayesinde Türkiye, Suriye, İran, Libya ve diğer komşuları ile ilişkilerini pekiştirmeyi başardı. Ancak her şey ‘Arap Baharı’ denilen olaylar başlayana kadar düzgün gidiyordu. Ankara’nın Doğu’da yaşanan devrimci hareketlere yaklaşım konusunda nasıl bir politika uygulayacağına karara vermesi gerekti.

Türkiye’deki politik idare ideolojisinin Arap devrimcilerin sloganlarına yakın bir çeşit İslam liberalizmi olduğunu anlamak gerekir. Bunun yanı sıra ülke aynı zamanda NATO’nun da faal üyesidir. Bu nedenle de iktidardaki parti şu ya da bu şekilde Arap ülkelerindeki devrim hareketlerini destekleme kararı aldı. Sonuçta olan nedir peki?

 Türkiye, Kaddafi rejimine karşı uluslararası müdahaleye hemen destek vermedi. Sonuçta Türkiye’nin Libya’daki yatırımları ‘kül oldu’, Libya iç savaş batağına gömüldü ve kısa bir zamanda ayağa kalkacağa benzemiyor. Mısır’a politik etkisini pekiştirme ve kendi gelişme modelini teklif etme ümitleri boşa çıktı. Devrimden sonra Mısır yönetiminin daha çok Suudi Arabistan ve Katar tarafından önerilen gelişme modellerine yakın olduğu ortaya çıktı.

 Bu nedenle de Suriye’deki Başar Esad rejimi karşıtları aktive olduklarında Türkiye muhtemel artıları kaçırmamaya karar verdi ve Esad’ın fazla dayanamayacağını düşünerek vakit geçirmeden muhalefete destek verdi. Ancak Suriye’deki durum sürüncemeye girdi, devlet başkanı büyük kentlerde kontrolü elinde bulunduruyor, ancak muhalefeti tamamen bastırmaya da gücü yetmiyor. Devrimciler ise çok parçalanmış bir durumdalar ve iktidarı devirmeyi başaramıyorlar. Teorik açıdan bu durum taraflardan biri güçlü bir destek alana kadar sürdükçe sürebilir.

 Türkiye muhalefetin hızlı bir şekilde başarıya ulaşacağını hesap ederek Suriye ile sınırını kapattı ve şimdi de muazzam ekonomik zararlara uğruyor. İki ülke arasındaki ticaret tamamen durdu. Türk basın-yayın organlarında çıkan haberlere göre Suriye’li 100 binden fazla mülteciye bakmak için Türkiye bütçesinden 400 milyon Lira ayırdı. Diğer yandan mülteci akımı aynen devam ediyor, Suriye’deki çatışmalı ortamın ne zaman sona ereceği ise belli değil.

 Pkk Konumunu Güçlendirdi

 Bunun yanı sıra Kürdistan İşçi Partisi taraftarları konumlarını son derece pekiştirmiş bulunuyorlar. Bu Türkiye için yeni bir Kürt istikrarsızlık noktasının ortaya çıkması tehdidi demek. Tüm bu sorunlar Türk hükümetinin sıkıntılar içinde durumdan çıkış aramasını gerektiriyor.

 Ankara Zor Durumda

 İlk akla gelen Başar Esad rejiminin çöküşünü hızlandırmak. Türkiye’nin NATO’dan yardım ricası açıklamaları ve ne gariptir ki Rus uçaklarının alıkonulması da buradan kaynaklanıyor. Ancak NATO ortakları, Libya’da olduğu gibi asker gönderme konusunda aceleci davranmıyorlar, Rusya ve Çin ise Suriye’ye destek veriyor. Ankara zor bir durumda kalıyor.”

 “Kimin İçin Çaldığını Düşünmemiz Lazım”

 Rus analist, makalesinde son dönemde gerginleşen Rusya-Türkiye ilişkilerine de yer veriyor.

 “Eğer” diyor: “Rus-Türk ilişkilerinin gelişmesini istiyorsak çanların kimin için çaldığını düşünmemiz ve bu durumu nasıl düzelteceğimize kafa yormamız gerekir. Sorunların çözümü için kullanılabilecek çok sayıda araç mevcut, dahası eminim ki Türkiye’nin kendisi büyük bir istekle ilişkilerin ılımanlaşmasına gidecektir. Son yıllarda ilişkileri daha da geliştirmeye imkân veren çok iyi bir ekonomik temel oluşturuldu. Dahası sayıları çok olan girişimciler eğer Rusya ile ilişkilerin gerginleşmesine neden olursa iktidardaki partiyi desteklemek niyetinde değildir.”